| GERÇEK DOSTLUKLARIN MEKANINA HOŞ GELDİNİZ | Sitemize ilk ziyaretiniz ise; Lütfen öncelikle Yardım (SSS) kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzda hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz; Konu açamaz, Mesaj yazamaz, Eklenti indiremez.Forumumuzu tam anlamıyla kullanabilmek için 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz.Saygılar....
ÜYE OLMAK İÇİN TIKLA | | |
| Yazar | Mesaj |
|---|
 | | | | | |
Medeni Hali: Evli  Doğum tarihi: 29/03/69 Çin astrolojisi:  Kayıt tarihi: 25/04/08 Yaş: 40 Nerden: Van İş/Hobiler: Ev Hanımı-En büyük hobim hayat Lakap: Tezcanlı Kangrubu: A RH - Ruh Halim: mutlu Mesaj Sayısı: 4455
|
 | Konu: sözler risalesi C.tesi 13 Eyl. 2008, 1:29 pm |  |
| First topic message reminder :
BİRİNCİ SÖZ (BİSMİLLAH RİSALESİ)
 -1-  -2-  -3- Ey kardeş! Benden birkaç nasihat istedin. Sen bir asker olduğun için, askerlik temsilâtiyle, sekiz hikâyecikler ile birkaç hakikati nefsimle beraber dinle. Çünkü, ben nefsimi herkesten ziyâde nasihate muhtaç görüyorum. Vaktiyle sekiz âyetten istifade ettiğim "Sekiz Söz"ü, biraz uzunca, nefsime demiştim. Şimdi, kısaca ve avâm lisânıyla nefsime diyeceğim. Kim isterse beraber dinlesin. BİRİNCİ SÖZBismillâh her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Bil ey nefsim! Şu mübârek kelime İslâm nişanı olduğu gibi, bütün mevcudâtın lisân-ı haliyle vird-i zebânıdır. Bismillâh ne büyük tükenmez bir kuvvet, ne çok bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle. Şöyle ki: Bedevî Arab çöllerinde seyahat eden adama gerektir ki, bir kabîle reisinin ismini alsın ve himâyesine girsin -tâ şakîlerin şerrinden kurtulup, hâcâtını tedârik edebilsin. Yoksa, tek başıyla, hadsiz düşman ve ihtiyacâtına karşı perişan olacaktır.
1- Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
2- Ve sâdece Ondan yardım dileriz.
3- Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. Efendimiz Muhammed'e (a.s.m.), onun bütün âl ve ashâbına salât ve selâm olsun.Paylaş ebrar
En son ebrar tarafından C.tesi 13 Eyl. 2008, 1:39 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi |
|  | | | Yazar | Mesaj |
|---|
 | | | | | |
Medeni Hali: Evli  Doğum tarihi: 29/03/69 Çin astrolojisi:  Kayıt tarihi: 25/04/08 Yaş: 40 Nerden: Van İş/Hobiler: Ev Hanımı-En büyük hobim hayat Lakap: Tezcanlı Kangrubu: A RH - Ruh Halim: mutlu Mesaj Sayısı: 4455
|
 | Konu: Geri: sözler risalesi Çarş. 17 Eyl. 2008, 2:14 am |  |
| İkinci suâl: Diyorlar ki: "Ehl-i velâyet ve ashâb-ı kemâlât, dünyayı terk etmişler. Hattâ hadîste var ki, 'Dünya muhabbeti bütün hatâların başıdır.' Halbuki, Sahabeler dünyaya pekçok girmişler. Terk-i dünya değil, belki bir kısım Sahabe, o zamanın ehl-i medeniyetinden daha ileri gitmişler. Nasıl oluyor ki, böyle Sahabelerin en ednâsına, en büyük bir velî kadar kıymeti var, diyorsunuz?"
Elcevap: Otuz İkinci Sözün İkinci ve Üçüncü Mevkıflarında gayet katî ispat edilmiştir ki, dünyanın âhirete bakan yüzüyle, esmâ-i İlâhiyeye mukabil olan yüzünü sevmek, sebeb-i noksaniyet değil, belki medâr-ı kemâldir ve o iki yüzde, ne kadar ileri gitse, daha ziyâde ibâdet ve mârifetullâhta ileri gider. Sahabelerin dünyası ise, işte o iki yüzdedir. Dünyayı âhiret mezraası görüp, ekip biçmişler. Mevcudâtı, esmâ-i İlâhiyenin aynası görüp, müştâkâne temâşâ edip bakmışlar. Fenâ-i dünya ise, fânî yüzüdür ki, insanın hevesâtına bakar.
Üçüncü suâl: "Tarîkatler, hakikatlerin yollarıdır. Tarîkatlerin içerisinde en meşhur ve en yüksek ve cadde-i kübrâ iddiâ olunan tarîk-ı Nakşibendî hakkında, o tarîkatin kahramanlarından ve imamlarından bâzıları, esâsını böyle tarif etmişler, demişler ki:

Yani, 'Tarîk-ı Nakşîde dört şeyi bırakmak lâzım: hem dünyayı, hem nefis hesâbına âhireti dahi maksud-u hakiki yapmamak, hem vücudunu unutmak, hem ucba, fahre girmemek için bu terkleri düşünmemektir.' Demek, hakiki mârifetullâh ve kemâlât-ı insaniye terk-i mâsivâ ile olur?"
Elcevap: Eğer, insan yalnız bir kalbden ibâret olsaydı, bütün mâsivâyı terk, hattâ Esmâ ve Sıfâtı dahi bırakmak, yalnız Cenâb-ı Hakkın zâtına rabt-ı kalb etmek lâzım gelirdi. Fakat, insanın akıl, ruh, sır, nefis gibi pek çok vazifedar letâifi ve hasseleri vardır. İnsan-ı kâmil odur ki, bütün o letâifi, kendilerine mahsus ayrı ayrı tarîk-ı ubûdiyette, hakikat cânibine sevk etmek ile, Sahabe gibi geniş bir dairede, zengin bir sûrette; kalp, bir kumandan gibi, letâif askerleriyle kahramanâne maksada yürüsün. Yoksa kalp, yalnız kendini kurtarmak için askerini bırakıp tek başıyla gitmek, medâr-ı iftihar değil, belki netice-i ıztırârdır.
Dördüncü suâl: "Sahabelere karşı iddiâ-i rüçhan nereden çıkıyor, kim çıkarıyor? Şu zamanda, bu meseleyi medâr-ı bahsetmek nedendir? Hem, müçtehidîn-i izâma karşı müsâvât dâvâ etmek neden ileri geliyor?"
Elcevap: Şu meseleyi söyleyen iki kısımdır.
Bir kısmı, sâfî ehl-i diyânet ve ehl-i ilimdir ki, bâzı ehâdisi görmüşler; şu zamanda ehl-i takvâ ve salâhatı teşvik ve terğib için öyle mebhaslar açıyorlar. Bu kısma karşı sözümüz yok. Zâten onlar azdırlar, çabuk da intibâha gelirler.
Feyzü'l-Kadîr, 3:368, hadîs no: 3662.Paylaş ebrar
“Allah’ım Kur’an’ı kalbimin ilkbaharı eyle!” |
|  | | | Yazar | Mesaj |
|---|
 | | | | | |
Medeni Hali: Evli  Doğum tarihi: 29/03/69 Çin astrolojisi:  Kayıt tarihi: 25/04/08 Yaş: 40 Nerden: Van İş/Hobiler: Ev Hanımı-En büyük hobim hayat Lakap: Tezcanlı Kangrubu: A RH - Ruh Halim: mutlu Mesaj Sayısı: 4455
|
 | Konu: Geri: sözler risalesi Çarş. 17 Eyl. 2008, 2:14 am |  |
|  | Sadece Bu Risale İçinde Ara : | Diğer kısım ise, gayet müthiş mağrur insanlardır ki, mezhebsizliklerini müçtehidîn-i izâma müsâvât dâvâsı altında neşretmek istiyorlar ve dinsizliklerini Sahabeye karşı müsâvât dâvâsı altında icrâ etmek istiyorlar.
Çünkü, evvelen, o ehl-i dalâlet sefâhete girmiş, sefâhette tiryaki olmuş, sefâhete mâni olan tekâlif-i şer'iyeyi yapamıyor. Kendine bir bahane bulmak için der ki:
"Şu mesâil, içtihâdiyedirler. O mesâilde mezhebler birbirine muhâlif gidiyor. Hem, onlar da bizim gibi insanlardır, hatâ edebilirler. Öyle ise, biz de onlar gibi içtihad ederiz, istediğimiz gibi ibâdetimizi yaparız. Onlara tâbi olmaya ne mecburiyetimiz var?"
İşte bu bedbahtlar, bu desîse-i şeytâniye ile, başlarını mezâhibin zincirinden çıkarıyorlar. Bunların şu dâvâları ne kadar çürük, ne kadar esassız olduğu Yirmi Yedinci Sözde katî bir sûrette gösterildiğinden, ona havale ederiz.
Sâniyen, o kısım ehl-i dalâlet baktılar ki, müçtehidînlerde iş bitmiyor. Onların omuzlarındaki, yalnız nazariyât-ı diniyedir. Halbuki, bu kısım ehl-i dalâlet, zarûriyât-ı diniyeyi terk ve tağyir etmek istiyorlar. "Onlardan daha iyiyiz" deseler, meseleleri tamam olmuyor. Çünkü, müçtehidîn, nazariyâta ve katî olmayan teferruâta karışabilirler. Halbuki, bu mezhebsiz ehl-i dalâlet, zarûriyât-ı diniyede dahi fikirlerini karıştırmak ve kâbil-i tebdil olmayan mesâili tebdil etmek ve katî erkân-ı İslâmiyeye karşı gelmek istediklerinden, elbette zarûriyât-ı diniyenin hameleleri ve direkleri olan Sahabelere ilişecekler.
Heyhât! Değil bunlar gibi insan sûretindeki hayvanlar, belki hakiki insanlar ve hakiki insanların en kâmilleri olan evliyânın büyükleri, Sahabenin küçüklerine karşı müsâvât dâvâsını kazanamadıkları, gayet katî bir sûrette Yirmi Yedinci Sözde ispat edilmiştir.

Allah'ım, "Sahabîlerime dil uzatmayınız. Biriniz Uhud Dağı kadar altını Allah yolunda harcasa, Sahabîlerimden birinin verdiği bir avuç kadar olmaz" (Allah'ın Resûlü doğru söyledi) [Müslim, Fedâil: 221; Tirmizî, Menâkıb: 58; İbn-i Mâce, Mukaddime: 11; Müsned, 3:11; Buhârî, Fedâilü Ashâbü'n-Nebî: 5.] buyuran Resûlün Muhammed'e salât ve selâm eyle. | Paylaş ebrar
“Allah’ım Kur’an’ı kalbimin ilkbaharı eyle!” |
|  | | | Yazar | Mesaj |
|---|
 | | | | | |
Medeni Hali: bekar  Doğum tarihi: 10/12/67 Çin astrolojisi:  Kayıt tarihi: 06/06/08 Yaş: 42 Nerden: ankara İş/Hobiler: bütün elişleri Lakap: melek Ruh Halim: üzgün Mesaj Sayısı: 1698
|
 | Konu: Geri: sözler risalesi Cuma 03 Ekim 2008, 11:16 am |  |
|  Paylaş Amine


NASIL YAŞADIYSANIZ ÖYLE ÖLÜRSÜNÜZ NASIL ÖLDÜYSENİZ ÖYLE DİRİLİRSİNİZ |
|  | | | Yazar | Mesaj |
|---|
 | | | | | |
 Doğum tarihi: 01/07/94 Çin astrolojisi:  Kayıt tarihi: 13/07/08 Yaş: 15 Nerden: türkiye İş/Hobiler: öğrenciyim Lakap: Poet Kangrubu: AB RH - Ruh Halim: mutlu Mesaj Sayısı: 1178
|
 | |  | | | Yazar | Mesaj | | GERÇEK DOSTLUKLARIN MEKANINA HOŞ GELDİNİZ | Sitemize ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım (SSS) kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzda hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz; Konu açamaz, Mesaj yazamaz, Eklenti indiremez.Forumumuzu tam anlamıyla kullanabilmek için 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz.Saygılar....
ÜYE OLMAK İÇİN TIKLA | |
| 23 sayfadaki 23 sayfası | Sayfaya git : 1 ... 13 ... 21, 22, 23 |
| | Bu forumun müsaadesi var: | Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
| |
| | | GERÇEK DOSTLUKLARIN MEKANINA HOŞ GELDİNİZ | Sitemize ilk ziyaretiniz ise; Lütfen öncelikle Yardım (SSS) kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzda hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz; Konu açamaz, Mesaj yazamaz, Eklenti indiremez.Forumumuzu tam anlamıyla kullanabilmek için 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz.Saygılar....
ÜYE OLMAK İÇİN TIKLA | | |
|